İnkılaplar Muvacehesinde Türk İnkılabı

Sayfa Sayısı: 228

Baskı Yılı: 2016

Dili: Türkçe

Yayınevi: Vadi Yayınları

ISBN: 9786059114080

Tekrar Basılan Kitap

A. Refik Sıtkı

İnkılaplar Muvacehesinde Türk İnkılabı

Tarih - Türkiye Tarihi

ÖNSÖZ

”Burada inkılapların seyri hakkında mütalaa yürütülürken fizikte elektrik fennine taalluk eder bir hakikatten bahsetmek ve onunda mukayese yapmak emelindeyim.. Elektrikle bir iktidar-ı elektriki istasyonu mevcuttur. Burada elektrik hasıl olur. Sonra istenilen yere bu cereyanı nakletmek için nakiller beyninde bir tefaddul-i iktidar-i elektriki vücuda getirmek lazımdır. Ta ki, o zaman elektrik kuvveti cereyan edebilsin. İnkılaplar da tıpkı böyledir. İnkılapların da tıpkı bir iktidar merkezi vardır. İnkılap o merkezde tam ve kudretli manasıyla yaşamaktadır ve inkılapların ilerlemesi için de mahiyetçe inkılabın lehine bir iktidar tefaddulü mevcut olmalıdır. Bu takdirde daha kuvvetli bulunan inkılap duyguları bu muhitlerde kolaylıkla intişar edecek ve inkılabın umdeleri bu muhitlerde yaşayan fertlerin duygularını ateşleyecektir. İşte bu zamandan itibaren kalpler inkılap aşkıyla çarpacak, dimağlar inkılabın bu zaruretten doğduğunu anlayacak, gönülden gönüle varan yollar yok olacak, yenileşmek arzusuyla birleşeceklerdir. Biliniz ki bu vakitten itibaren fertler inkılapçı olmuşlar ve aynı gaye uğrunda yürümeğe ahdetmişlerdir.”

YAZAR HAKKINDA

A. Refik Sıtkı
A. Refik Sıtkı kimdir?

Refik Sıtkı bir Cumhuriyet dönemi aydınıdır. Neslinin diğer aydınları gibi o da Türk inkılabını anlama, anlamlandırma ve hatta ona yol bulma / yol gösterme gayesindedir. Öte yandan inkılap literatürü bütünüyle cumhuriyet entelektüellerinin bir ürünü değildir. Hatta büyük ölçüde onu meşrutiyet dönemi aydınlarının bir ürünü olarak görmek de mümkündür. Celal Nuri bu entelektüellerin bir misalidir. Refik Sıtkı da bir hukukçu ve yargı mensubu olarak II. Meşrutiyet’in siyasi ve toplumsal havasını teneffüs etmiş ancak Cumhuriyet’in siyasi elitinin bir parçası olmuştur.
Refik Sıtkı, Türk inkılabının diğer teorisyenleri kadar tanınan ve bilinen bir isim değildir. Eserleri de büyük ölçüde unutulmuştur. Bu onun Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e herhangi bir fikir akımının önde gelen bir sözcüsü olmamasından ve ne Kemalist siyasi elit ne de Kemalist entelijansiya içerisinde ayrıcalıklı bir yerde bulunmamasından kaynaklanmış olmalıdır. Ancak inkılap literatürünün henüz doğmadığı bir dönemde yazdığı İnkılaplar Muvacehesinde Türk İnkılabı (1927) ve Kemalist inkılap metinlerinin en yoğun olarak yazıldığı ve yayınlandığı dönemde basılan kitabı İnkilap Psychologie’si (1934) başlıklı eserleri; onun Türk inkılabının siyasi, tarihi ve hukuki yönlerini ele alıp evrensel bir yorumun peşinde koşmuş ama aynı zamanda inkılabın bu disiplinlerin ilgi alanı dışında kalan yönleri üzerine de düşünmüş bir aydın olduğunu göstermektedir.
İnkılaplar Muvacehesinde Türk İnkılabı başlıklı eserini A. Refik Sıtkı adıyla yayınlayan yazar, soyadı kanunu sonrasında Gür soyadını almıştır. Bu tarihten sonra uzunca bir zaman eser vermeyen muharrir 1950’lerde ardı ardına yayınladığı eserlerine ise A. Refik Gür imzasını atmıştır. A. Refik Gür adı ile yayınlanan eserler ağırlıkla hukuk metinleridir. Hukuk Tarihi ve Tefekkürü Bakımından Mecelle (1951), Gayrimenkul Tescili (1955), Hukuk Devleti: Kazai Mürakabe (1958) bu çerçevede değerlendirilebilir. 1950’li yıllarda yayınladığı diğer eserlerin ortak noktası; bu kitapların, yazarın o yıllarda hâkim olarak görev yaptığı Akşehir’de basılmış ya da Akşehir tarihi ve kültürü ile ilgili olmalarıdır. Gür, bir yandan DP döneminin henüz ilk yıllarında yayınladığı Demokrasiler ve Demokrasimiz (1953) gibi daha siyasi metinler de kaleme almış, bir yandan da Nasrettin Hoca’nın Nükte Menşurundan Işıklar (1959) gibi yaşadığı bölgeden halk kültürü derlemeleri yayınlamıştır.