Balıkçı Said

Sayfa Sayısı: 320

Baskı Yılı: 2020

Dili: Türkçe

Yayınevi: Vadi Yayınları

ISBN: 9786059114158

Yeni Kitap

Muhammed Pickthall

Balıkçı Said

Edebiyat, Roman

ÖNSÖZ

Muhammed Marmaduke W. Pickthall’ın ilk yayınlanan romanı Balıkçı Said, yazarın iki yıllık Orta Doğu gezisinin ürünüdür. 19. yüzyıl Suriyesi’ndeki halk hikâyelerini, deyimleri, sosyal ve siyasî yapıyı gerçeğe çok uygun bir şekilde tasvir eden Pickthall, ayrıca Doğu medeniyetinin ve toplumunun hayat dinamiklerini eleştirel bir şekilde okuyucusuna sunar. Romanın kahramanı Said, bir karakter olarak Doğulu insanın üç özelliğine sahiptir: Maceraperestlik, bilgelik ve kalenderlik. Tutkulu bir insandır. Bazen parasız, mecnun gezen dervişler gibidir. İstikrarlı bir hayatı yoktur; fakat en az ilginç olduğu zamanlar, işleri yoluna girdiği zamanlardır. Roman boyunca Said’i olduğu gibi kabul eder, dünyaya onun gözüyle bakarız.

Yayınlandığı yıl (1903) büyük yankılar uyandıran roman, bir yıl sonra beşinci, 1913’te dokuzuncu, 1927’de on dördüncü baskısını yaptı. Birçok dile çevrildi ve dönemin eleştirmenlerinden birçoğu onu bir başyapıt olarak gördü.

YAZAR HAKKINDA

Muhammed Pickthall
Muhammed Pickthall kimdir?

En büyük Türk dostu İngiliz diyebileceğimiz Müslüman yazar ve düşünür Muhammed Marmaduke W. Pickthall (1875-1936), Osmanlı Devleti ve Türkiye açısından çok önemli bir dönemde yaşadı ve Ortadoğu’daki gelişmelerle çok yakından ilgilendi. Yirmi yaşından itibaren Osmanlı topraklarını gezdi, Arapça ve biraz Türkçe öğrendi; İslâm’a ve özellikle Türklere büyük yakınlık duydu. Balkan ve Birinci Dünya Savaşı felaketlerinde var gücüyle Osmanlı Devleti’ni destekledi. Vatandaşı olduğu devlet (İngiltere) Osmanlı’ya karşı isyan eden Arapları kışkırtır ve desteklerken o, kendi siyasîleri üzerinde baskı kurmaya çalışan oluşumlarda yer aldı, yayınlar yaptı.

Hayatı boyunca Osmanlı Devleti’nin yıkılmaması için makaleleri, romanları ve siyasî çalışmalarıyla seferber oldu. İslâm’la Türk’ü hep bir arada düşündü. Bu yönüyle Arap “bağımsızlık” hareketlerine arka çıkmak için Araplara yakınlık duyan bütün o İngiliz yazar ve Doğu bilimcilerden ayrılıyor. En zor zamanda en zor tarafı tuttu: İngiltere’nin savaş halinde olduğu Türkleri! Bu, hiç de ilk bakışta sanıldığı kadar kolay bir iş değildir.

Daha Balkan Savaşı’nda Batı basınının Balkan devletlerini desteklemesi karşısında kendi ulusunu karşısına almayı göze alıp ‘Kara Haçlılar’ı yazdı. Mondros ve Sevr Antlaşmaları ve Anadolu’nun işgali sırasında Londra’da Hindistanlı Müslümanlar ve Osmanlı yanlısı siyasîler Türkiye için faaliyet gösteriyordu. Tüm bu faaliyetlerde, konferans ve mitinglerde Pickthall’ın da imzası vardır. Tabi bu faaliyetleri nedeniyle İngiliz gizli servisinin takibatına uğradı.

Pickthall, 1894’ten itibaren çeşitli aralıklarla Ortadoğu’yu ziyaret etti. 1913 yılında ise Türkiye’ye geldi. İstanbul’da iken Balkan Savaşı felaketi yaşanıyordu. Mahmut Şevket Paşa bir suikastla öldürüldüğünde o, Erenköy’deki evinde oturuyordu. Pickthall, Jön Türkleri bir umut olarak gördü; fakat Birinci Dünya Savaşı ve sonrasındaki gelişmeler onun umutlarını söndürdü.

1917 yılında Müslüman olan Pickthall, 1920 yılında o zaman İngiliz sömürgesi olan Hindistan’a gitti. Bombay ve Haydarabad’da 1935 yılına kadar yaşadı; okul müdürlüğü ve editörlük yaptı. 1930’da İngilizcedeki en önemli Kur’ân tercümelerinden birisini tamamlayarak yayınladı. 1936’da İngiltere’ye döndü ve burada vefât etti.

önerilenler

önerilenler