Son Diktatör

Sayfa Sayısı: 232

Baskı Yılı: 2020

Dili: Türkçe

Yayınevi: Vadi Yayınları

ISBN: 9786055830373

Yeni Kitap

Aytekin Yılmaz

Son Diktatör

Anı

ÖNSÖZ

“Eğer bir gün bu çatışmalı sürecin muhasebesi yapılacak olunursa görülecektir ki PKK’nin Kürtlere verdiği zarar, 1930’lardaki Stalin’in Ruslara verdiği yıkıma benzerdir.”

“Örgüt ortamlarında bir tek ölüler seviliyor. Bundan dolayıdır ki koğuşumuzdaki eğitim odasının duvarında ‘Aramızda en iyilerimiz bizim için öldüler.’ yazıyor.”

Aytekin Yılmaz’ın eşsiz anlatımıyla, Abdullah Öcalan’ın 1998 yılında Şam’dan Yunanistan’a, oradan Moskova’ya ve ardından Roma’ya geçişine, en sonunda Kenya’da tutuklanıp İmralı’da son bulan trajik hikâyesine tanık olacaksınız. Bununla birlikte ele geçirildiğinde yirmi yıldır eline silah almamış, iki gün dağda kalmamış, bir defa olsun çatışmaya girmemiş ama dünyanın en büyük gerilla örgütünün lideri haline gelmiş Abdullah Öcalan’ın oluşturduğu örgüt ve mücadele ortamına şahitlik edecek ve kitabı elinizden düşüremeyeceksiniz.

“Önderliği dinlemeyen cehenneme gider. Onunla oynayanı korkunç bir son bekliyor.” (Abdullah Öcalan’ın Çözümlemeler kitabından)

Son Diktatör, PKK ve Öcalan üzerinden Türkiye’nin örgüt kültürünü ve psikolojisini analiz eden, içeriden bir bakış. Aytekin Yılmaz’ın anıları, örgüt adı fark etmeksizin silaha bulaşmış ve şiddeti kurtuluşun tek yolu olarak gösterenlerin şiddet sarmalına nasıl teslim olduklarını gözler önüne seren, alanındaki tek eser olma özelliğini taşıyor.

Elinizdeki eser, literatüre “İkinci el diktatör” ve “İkinci el toplama kampları” gibi yeni kavramlar kazandıran yazarın başyapıtı niteliğinde.

YAZAR HAKKINDA

Aytekin Yılmaz
Aytekin Yılmaz kimdir?

1967’de Diyarbakır’ın Ergani ilçesinin Ortayazı köyünde doğdu. Ortaokulu bitirdi. Siyasi nedenlerden dolayı yaklaşık 10 yıl hapishanede kaldı. Hapishanede kaldığı yıllarda “Bilene fakültedir hapishane koğuşları” sözüne uygun biçimde değerlendirdi. 10 yıl boyunca kitaplar okudu, günlükler tuttu, araştırmalar yaptı. Hapishanede yazdığı çalışmalarını dışarı çıktıktan sonra yayımlatabildi. “Yoldaşını Öldürmek” kitabıyla görmezden gelinen sol örgüt hapishanelerini ve örgüt içi infazlarını yazdı.

Kitaplarında hapishaneleri konu etmiş olsa da esasında son 40 yıllık çatışmalı süreci edebî bir üslupla anlatmaya çalıştı. “Kürt dağındaki savaşın içini içeriden anlatmak istiyorum, dağın içini konuşmamız lazım.” sözü çerçevesinde kaleme aldığı “Dağbozumu”, “Sığınamayanlar” ve “Ernesto’nun Dağları” romanlarıyla ilgi gördü.

Aytekin Yılmaz yazın literatürüne “Hapishane içinde hapishane”, “İkinci el toplama kampları”, “İkinci el Diktatör” gibi yeni kavramlar kazandırmış bir yazardır. Sol mahallede tabu sayılan ve yüzleşme cesareti gösterilemeyen sorunların üzerine cesaretle giden yazar, geçen yıl (2019) yayımlanan “Onlar Daha Çocuktu” kitabıyla PKK’nin dağa çıkarıp savaştırdığı çocuklar sorununa dikkat çekti. Bu kitap yayınlandıktan sonra, dağa çıkarılmış çocuklarını arayan aileler, HDP kapısı önünde eylemlerine başladılar ve “Diyarbakır Anneleri” adını aldılar. “Çocuktan özgürlük savaşçısı yapan karanlığı konuşmalıyız.” diyen Aytekin Yılmaz, çocuklarını isteyen bu annelerin ezber bozduğunu söyleyerek bu ailelerin girişimini destekledi.

Aytekin Yılmaz aynı zamanda sivil bir aktivisttir. 2001 yılında hapishaneden çıkar çıkmaz, hapishanelerde koşulların daha iyi olması için bazı sivil girişimlerin başlatıcısı oldu. Mahpusların şiir ve öykülerinin yayınlanacağı “Mahsus Mahal Dergisi”nin kuruculuğunu ve sorumluluğunu üstlendi. Dergi bu anlamıyla ilk hapishane ve edebiyat dergisi oldu. Yazarları hapishanede şiir ve öykü yazmaya yeni başlamış olan genç yazarlar olan dergi, bu özgün haliyle dışarıdan içeriye bir köprü görevi üstlendi. Aynı zamanda  ‘Mahsus Mahal’, hapishanelerin ortak kullanım alanlarında sanat atölyelerinin yapılmasına öncülük etti.

Aytekin Yılmaz, 2008 yılında kendisi gibi eski mahpus bir grupla birlikte “Mahsus Mahal Derneği”ni kurdu. Bu derneğin amacı, hapishanelerde hak savunuculuğu yapmak ve koşulları iyileştirmektir. Derneğin ilk projelerinden biri “Eski Mahpusların Topluma Yeniden Katılımı Projesi”dir.

Aytekin Yılmaz’ın eserlerinin geneline damgasını vuran şey, geçmişle yüzleşme temasıdır. Özellikle kendi mahallesine ilişkin eleştirel tutumu incelemeye değer bir çabadır. Gerçek yaşamda yapmış olduğu bireysel yüzleşmesini romanlarına da yansıtmıştır. Şiddet karşıtı tavrını ise tüm kitaplarında görmek mümkündür. Yılmaz’a göre, “İnsanlar şiddetin her türüyle yüzleşmedikçe dünya daha güvenli bir yer olmayacaktır.”  Bunun için de geçmişle yüzleşmenin önemi üzerinde durur. “Geçmişle yüzleşmemiş bir vicdan, vicdansızlık yapmaya devam edecektir.” diyerek, geçmiş kötü deneyimlerle niçin yüzleşmemiz gerektiğinin altını önemle çizer. Yılmaz’a göre, ölümlerden sonra özgürlük değil, mezarlık gelir. İnsan her ne yapacaksa yaşayarak, yaşatarak yapmalıdır. Bir dava uğruna ölen insan, yeri geldiğinde aynı dava için öldürebilir de… Ona göre içinde ölüm barındıran hiçbir dava mutlu sonla bitemez.

 

Yayımlanmış eserleri:

Doğu’nun Talanı ve İnkârı, Belge Yayınları, 2001

İçimizdeki Hapishane / Labirentin Sonu, İletişim Yayınları, 2003

Dağbozumu, Doğan Kitap, 2011

Yoldaşını Öldürmek, İletişim Yayınları, 2014

Sığınamayanlar, Doğan Kitap, 2016

Ernesto’nun Dağları, Siyah Kitap, 2017

Onlar Daha Çocuktu, İletişim Yayınları, 2019

 

Ödülleri:

Musa Anter Gazetecilik İnceleme Araştırma Ödülü, 1997

MKM Film Öyküsü Ödülü, 1999

I. İstanbul Ulusal Kısa Film Festivali Öykü Ödülü, 2003